İyi çalışanlar bulmak, sonra da gelişmeleri için isteklerini canlı
tutmak, küçük işletme çalıştırmanın güçlükleri arasındadır. Bunu
başarıyla yaptığınızda, işiniz de gelişecektir. Ancak, isteği canlı
tutmak için kitaplara veya seminerlere gereksiniminiz olduğunu
düşünmeyin. Küçük işletme sahibi/yöneticisi olarak, büyük kuruluşların
sahip olmadığı bir avantaja sahipsiniz: çalışanlarınızı tanıyorsunuz.
Onlarla düzenli olarak yan yana çalışmanız bir şanstır. Onların
ailelerinden ve dostlarından haberiniz vardır ve arka planlarını ve
tutkularını bilirsiniz.
Tüm bunlar, ekibini harekete geçirmek
için etkin yollar bulmak isteyen, ancak çömert ücret artışları veya
prim vermek için kaynakları yetersiz olan bir işveren için değerli
bilgilerdir. Çalışanlarla yakınlığın sağladığı bilgileri bir harekete
geçirme stratejisine dönüştürebilmek için şu dört yolu değerlendirin:
1. Olumlu bir çalışma ortamı sağlayın.
Hoş olmayan bir iş ortamı oluşturan iç çekişmeler veya ofis entrikaları
olduğunu duyarsanız, bunu düzeltecek kişi sizsiniz. Dinlemiş -ve
harekete geçmiş- olmanız, olumlu bir iş yeri oluşturma konusundaki
özeninizin işaretidir. 2. Ekip çalışmasını teşvik edin.
Bir görev bildirimizin olmasına ve çalışanlarınızın, şirketlerinin
genel başarısında rollerinin neden önemli olduğunu anlamalarına dikkat
edin. Çalışanlarla görüşmelerinizde, şirketinizin bir ekip olduğu ve
siz kazandığınızda onların da kazandıkları fikrini güçlendirin. Sonra
devam edin. Büyük bir anlaşma imzalandıktan sonra herkese yemek
ısmarlamak gibi küçük bir jest bile olsa, sonuçlara katıldıklarından
emin olun. 3. Ödül ve teşvikler konusunda yaratıcı olun.
Çalışanları daha çok veya daha ustaca çalışmaya teşvik etmenin tek yolu
para değildir. Esnek saatlerden veya haftanın bir günü evden çalışma
olanağından yararlanabilecek genç bir anneyi işe almış olabilirsiniz.
Satış temsilciniz, büyük bir anlaşmanın yapılmasını sağlamak için
günlerce uzun süre çalışmış olabilir ve belki bir izni, prime tercih
edebilir. Çalışanlarınızın gereksinimlerini karşılamak için esnek
olmaya hazır olduğunuzu gösterdiğinizde, büyük olasılıkla
çalışanlarınızın da sizi ödüllendireceğini görürsünüz. 4. Öğrenme ve gelişme olanakları sağlayın.
Çalışanlar işlerinden sıkıldıklarında, bu genellikle belli olur. Bunu
siz de farkedersiniz, müşterileriniz de. Çalışanlarınızla bir iş
konusunda görüşürken, ilgi alanlarını sormaya zaman ayırın. Akşamları
yaratıcı yazma kursuna giden yeni resepsiyonistiniz, belki bazı
pazarlama malzemelerinin geliştirilmesine yardımcı olma şansının
verilmesine çok sevinecektir. Bir gün şef olmayı umduğunu söyleyen yeni
garsonunuz arada bir mutfağa geçerek biraz meslek içi eğitim alabilir.
Çalışanlara yeni beceriler öğrenme ve özel ilgilerini ilerletme fırsatı
vermek, onları harekete geçirmek için yapabileceğiniz en etkin şey
olabilir ve bu kesinlikle işletme için de yararlıdır. Performans Hedefleri Koyma ve Bunları İzleme Çalışanlarınızı
harekete geçirme stratejilerini belirledikten sonraki göreviniz, onları
ne yapmak üzere harekete geçirmek istediğinize karar vermektir. Bu,
oturup, başarabileceklerini umduğunuz şey veya beklentilerinizi yerine
getirmelerine yardımcı olmak için yapabileceğiniz şey konusunda
konuşmak kadar basit olabilir. Ancak, karşılıklı olarak bu
beklentilerin açıkça anlaşılmasını sağlamak için bunları kağıda dökmek
de anlamlı olabilir.
Birçok büyük kuruluşta kullanılan
"performans değerlendirmesi" gibi bir terimle çalışanlara gözdağı
verilebildiğini unutmayın. Ancak bu durumda bile, özellikle işleri
hakkında konuşmak üzere her çalışanla yılda bir veya iki kez oturmak
için geçerli nedenler vardır. Bu, başarıların gözden geçirildiği ve
hedeflerin konduğu bir zamandır. Görüşmeyi aşağıdaki başlıklara
ayırabilirsiniz:
• Performans amaçları ve hedefler • Beceri ve bilgi gelişimi • İşlemler ve yöntemler • Geri bildirim
Elbette
her iş farklıdır. Ancak, küçük işletme sahipleri veya yöneticileri için
ortak olan bir şey, çalışanlarla yakın ilişkilerini, herkesin
kazanmasını sağlayan bir iş avantajına dönüştürme olanağıdır.